Tarafların ikinci değil, birinci tanık listesi dinlenmelidir.
Somut olayda, taraflar, dava ve cevap dilekçelerinde tanık deliline dayanmış ve tanık ismi bildirmişlerdir. Ancak, davacı vekili 01.04.2015 tarihli, davalı vekili 29.04.2015 tarihli dilekçeleri ile ikinci bir tanık listesi sunmuşlardır. Mahkemece, davacının ilk tanık listesindeki bildirdiği tanıkların hiçbiri dinlenmemiş olup, ikinci tanık listesindeki tanıkları dinlenmiştir, davalının da ilk tanık listesindeki tanıklarından bir kısmı dinlenmiş ise de ikinci tanık listesindeki bildirdiği tanığı da dinlenmiştir.
Ne var ki, HMK’nun 240/2. maddesine aykırı olarak ikinci tanık listesindeki tanık beyanlarına itibar edilmesi mümkün değildir.
Hal böyle olunca, tarafların ilk tanık listelerindeki dinlenilmeyen tanıklarının dinlenilmesi, toplanan diğer deliller ile birlikte yukarıdaki ilkeler uyarınca değerlendirilerek mirasbırakanın gerçek irade ve amacı saptanıp hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, usul yönünden hata yapılarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Kabule göre de, davalı …’nın çekişme konusu 255 parsel sayılı taşınmazdaki 18/192 payı mirasbırakanın kardeşi ….’dan, 18/192 payı …. evlatları …, …., …., …, …. ve …’den edindiği gözetilmeden davalı …’nın çekişmeli 255 parsel sayılı taşınmazdaki 54/192 payının tamamının iptale konu yapılması da isabetsizdir. (Y1.HD, 10/09/2019 T., 2016/4037 E., 2019/4530 K.)