Tehir-i İcra Usulü (Adım Adım)

Av. Dr. Halil POLAT

1-) Gerekçeli kararın yazılmasının beklenmesi:
Kısa karar ilamlı icraya konulamayacağından gerekçeli kararın yazılması beklenir. Mahkemede tahliye kararı açıklandı diye hemen tahliye işlemlerine başlanacak gibi bir tedirginliğe gerek yoktur. Gerekçesinin yazılması beklenmelidir. Kanun gereği mahkeme bir ay içinde gerekçesini yazmalıdır.
2-) İstinaf dilekçesinin verilmesi:
Gerekçeli karar yazıldığında, ister tebliği beklensin ister beklenmesin iki haftalık istinaf süresinde tehir-i icra talepli istinaf dilekçesi verilir ve kararı veren mahkemeye sunulur. Örneğin tahliye kararını veren sulh hukuk mahkemesine sunulur.
3-) Kararın icraya konulmasının beklenmesi:
İstinaf dilekçesi verildiğinde, alacaklının (davacının) kararı (ilamı) icraya koyması beklenir. Alacaklı kararı icraya koymadığı sürece borçlunun harekete geçmesi gerekmez. Ancak istinaf dilekçesinin verilmesi için alacaklının icraya kararı icraya koyması beklenmez. Onun prosedürü ayrıdır ve HMK’daki istinaf ve istinaf süresine dair kurallara tabidir.
4-) Borçluya icra ve tahliye emrinin tebliği:
Karar ilamlı icraya konulduğunda, icra dairesi tarafından borçluya (tehir-i icraya başvuracak kişiye) icra emri (tahliye kararlarında tahliye emri) emri gönderilir ve tebliğ edilir. Görüldüğü üzere, bu yazı icra dairesi tarafından gönderilecektir. Kararı veren mahkemeyle ilgisi yoktur.
5-) Derkenar yazısının alınması:
Bu icra veya tahliye emri tebliğ edildiğinde, icra/tahliye emrinde belirtilen süre içinde kararı veren mahkemeye (örneğin tahliye kararını veren sulh hukuk mahkemesine) müracaat edilerek “derkenar yazısı” alınır. Derkenar yazısı, sizin (borçlunun) tehir-i icra talepli şekilde istinaf yoluna başvurulduğunu gösteren iki satırlık bir yazıdır. Bu yazıda özetle, “mahkemenize tehir-i icra talepli istinaf dilekçesi verilmiş olup, kararın icrasının durdurulması için icra dairesine sunulmak üzere tarafımıza buna dair derkenar yazısının verilmesini arz ve talep ederiz” denilir. Normalde artık tehir-i icra kararını icra mahkemeleri verdiğinden, istinaf dilekçelerinin “tehir-i icra talepli” yazılmasına gerek yoktur. Ancak uygulamada bazı mahkemelerce bu hususta engel çıkarılabildiğinden, dilekçenin tehir-i icra talepli yazılması daha sağlıklı olacaktır.

5-) Vekâlet ücretine dair icra emri gönderilmesi ve vekâlet ücretinin ödenmesi
İcra dairesi bir taraftan da vekâlet ücretine dair icra emrini borçluya tebliğ eder. Örneğin tahliye kararı verildiğinde borçlu (kiracı) aynı zamanda davacının (kiraya verenin) avukatı lehine vekâlet ücretine de hükmedilir. İşte bu vekâlet ücretinin tahsili için de ayrı bir icra emri borçluya gönderilir. Borçlunun bu vekâlet ücretini süresinde yatırmasında herhangi bir sakınca yoktur. Hatta yatırsa daha iyi olur. Vekâlet ücretinin ödenmesine dair icra emrinde ödeme için süreniz varsa acele etmesine gerek yok. Öncelikle tehir-i icra kararı için aşağıda belirtilen sürece devam ederek önceliği tehir-i icra kararının alınmasına verebilirsiniz. Vekâlet ücretine dair icra emrindeki paranın yatırılmasının tehir-i icra süreciyle bir ilgisi yoktur. Zira borçlunun asıl amacı, karardaki asıl borç olan tahliyeyi durdurmaktır. Vekâlet ücretine dair borcu ödemezse o ayrı bir şekilde haciz ve satış prosedürü kapsamında kendi içinde yürür. Tahliye bölümünün icrasıyla ilgisi olmaz.
6-) Derkenar yazısının icra dairesine sunulması ve teminatın yatırılması:
Derkenar yazısını kararı veren mahkemeden (örneğin sulh hukuk mahkemesinden) alan borçlu, bu derkenar yazısını, kendisine icra/tahliye emri gönderen “icra dairesine” götürür ve kapak hesabını yaptırarak gerekli teminatın yatırır. Tehir-i icra kararı verilmesi için yatırılması gereken para yatırılır veya teminat gösterilir. Örneğin tahliye kararının icrasının durdurulması isteniyorsa, üç aylık kira bedeli teminat olarak yatırılmalıdır. Bunun için, son kiraya dair dekontun bir suretini yanınızda bulundurunuz. Zira bazı icra mahkemeleri teminatın tam yatırıldığından emin olabilmek için bu dekontu aramakta ve aksi hâlde tehir-i icra talebini reddedebilmektedir. Bu nedenle, son kiraya ait dekontu yanınızda bulundurunuz ve üç aylık kira bedelini hazır ediniz. Başkaca cüz’i masraflar da çıkabildiğinden, yanınızda bir miktar ek paranın bulunması mağdur olmasını önleyecektir.

Yatırılan bu teminat, kararın icrasının durdurulmasına dair kanun gereğince yatırılan bir teminat olup, istinaf istemi reddedilir ve karar kesinleşirse, bu teminat sonuçta borçluya (örnekte kiracıya) iade edilir.
Kirayı yatırmaya devam eder: Kiracı, bu teminatı dikkate almadan rutin kira ödemelerini yapmaya devam eder. Bu üç aylık teminatı yatırması üç ay kira vermeyeceği anlamına gelmez. Zira bu para daha sonra kendisine iade edilecektir.

7-) Mehil vesikası alınması:
Teminatın yatırılması üzerine icra dairesinden kendisine “mehil vesikası” verilmesini ister. Mehil vesikası, icra mahkemesinden tehir-i icra kararı getirmesi için borçluya verilen bir belgedir. Mehil vesikası denilen evrak 3-5 satırlık bir belge olup, içeriğinde özetle “Borçlu vekilince takibe dayanak ilama ilişkin derkenar dosyaya sunularak İİK’nın 36. maddesi uyarınca mehil vesikası talebinde bulunulmuştur. Borçlunun dosyaya sunduğu nakit teminat kabul edilmekle, İİK 36. maddesi gereğince icra mahkemesinden tehir-i icra kararı getirmek üzere karar tarihinden itibaren geçerli olmak üzere 90 gün mehil verildiğine dair vesikadır.” ibarelerini içerir.

😎 Tehir-i icra kararının alınması için icra mahkemesine başvurulması:
Teminat yatırılıp icra dairesinden mehil vesikası alındıktan sonra bu sefer “icra mahkemesine” başvurularak tehir-i icra kararı verilmesi istenmelidir. Tehir-i icra kararı alınması süreci üç ayrı merci (kararı veren mahkeme-icra dairesi-icra mahkemesi) nezdinde işler. Bunların karıştırılmaması gerekir. Bu bağlamda, mehil vesikası alınması icra dairesinden, tehir-i icra kararı ise icra mahkemesinden alınır.
Eskiden tehir-i icra kararları istinaf veya Yargıtay’dan alınıyordu. Son değişiklikle bu görev icra mahkemesine verildi. Mahkemeye yapılacak başvuruda, mahkeme kararına karşı tehir-i icra talepli istinaf dilekçesi verildiği, buna istinaden icra dosyasında gerekli teminatın yatırıldığı ve ekli mehil vesikasının alındığı belirtilerek İİK m. 36 hükmü uyarınca kararın icrasının durdurulması için tehir-i icra kararı verilmesi talep edilecektir.
9-) Kararın icra dosyasına sunulması:
İcra mahkemesinden alınan tehir-i icra kararı icra dosyasına sunulmalıdır. İİK m. 36/3 hükmüne göre de, ücreti ilgililer tarafından verilirse icra mahkemesince icranın geri bırakılması hakkındaki karar, hükmü veren mahkemeye ve icra dairesine en uygun vasıtalarla bildirilir. İcra dosyasına sunulduktan sonra icra dairesi icranın durdurulmasına karar verecektir. İcranın durdurulmasıyla birlikte, söz konusu kararın icrası kararın kesinleşmesine kadar durdurulmuş olacaktır. Tehir-i icra kararı aynı zamanda hükmü veren mahkemeye de iletilecektir.
Tehir-i icra kararı alınarak takibin icrasının ertelenmesine dair prosedür yukarıdaki şekildedir. Dolayısıyla, somut örneğimizde avukat, evraklarda gerekli kontrolleri yapmalı, yatırılması gereken teminat miktarını ve diğer giderleri kabaca müvekkile bildirmeli ve maddî yönden hazırlık yaptırılmalıdır.
Mehil vesikası talep örneği içeriği: “…/…/… T., …/… E. ve …/… K. sayılı mahkeme kararına karşı tehir-i icra talepli istinaf yoluna gidildiği, bu hususta mahkemesinden … tarihli derkenar yazısı alındığı ve dilekçe ekinde sunulduğu, buna istinaden teminatın yatırılması ve tehir-i icra kararının alınması açısından mehil vesikasının tarafımıza verilmesi arz ve talep olunur.”



Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir